

Nergizlik'in Hikayesi
Bir yaylanın, bir otelin ve kaybolan bir sayfiye kültürünün hikâyesi
İskenderun Körfezi'nin sıcak ve nemli yazlarından yukarı, dağların serinliğine doğru çıkıldığında bambaşka bir dünya başlardı: Nergizlik.
Bugün sakinliğiyle hatırlanan bu yaylanın geçmişi ise oldukça hareketli. Eski kaynaklarda Nargheslik, Nargheslek, Nargizlik ve Nergislik gibi farklı yazımlarla karşımıza çıkan Nergizlik, 19. yüzyılın ortalarından itibaren İskenderun'un yaz aylarında sığınılan önemli sayfiyelerinden biri olmuştu.
19. yüzyılda Nergizlik
Nergizlik'in geçmişine dair ulaştığımız en erken kaynaklardan biri, İngiliz gezgin F. A. Neale'in 1842–1850 yılları arasındaki seyahatlerini anlattığı Eight Years in Syria, Palestine, and Asia Minor from 1842 to 1850 adlı eseridir.
Neale, Nergizlik'i “Nargheslek” adıyla anlatır. Burada Ermeni köylülerin yaşadığını, İskenderun'daki Rum ailelerin ise yazın sıcağından ve hastalıklarından kaçmak için Nergizlik'e geldiklerini aktarır. Fransız Konsolosu'nun burada bir kır evi bulunduğundan da söz eder. Konsolosun kullandığı evin sahibi, Neale'in anlatımında Rum marangoz Hosta İbrahim olarak karşımıza çıkar. Hosta İbrahim'in kendisine ait küçük ve güzel bir kulübesi, çevresinde ise özenle düzenlenmiş bir bahçesi bulunmaktadır.
Neale, özellikle pazar günlerini anlatırken Nergizlik'teki bu sosyal hayatı oldukça canlı bir biçimde tasvir eder. İnsanların burada bir araya geldiğini; yüksek ceviz ağaçlarının gölgesinde, yanlarından berrak bir suyun aktığı bahçelerde yemekler yendiğini, çevredeki meyvelerin güzelliğinden ve yaylanın havasından söz eder. Nergizlik'te yürüyüş yapılabilecek yollar ve keklik avı için uygun alanlar da bulunduğunu aktarır.
Neale'in anlatısında Nergizlik; bahçeleri, akan suları, meyveleri, yürüyüş yolları ve yazın serinliğiyle dikkat çeker. Başka bir bölümde Fransız Konsolosu'nun ailesiyle birlikte “Nargheslik'teki kır evine” çekildiğini anlatması, yaylanın daha 1840'larda şehirli ve diplomatik çevreler tarafından kullanılan bir sayfiye olduğunu gösterir.
Bu bilgiler, Nergizlik'in hikâyesini 1930'larda başlayan bir otel tarihinden çok daha geriye götürür.
Yazlık hayatın merkezi
19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Nergizlik, İskenderun'un çok kültürlü sosyal hayatının dağlardaki uzantılarından biri haline gelir.
İskenderun'un önemli Levanten ailelerinden Catoni ailesine ait mülkiyet kayıtlarında, Nergizlik'te bir evin yanı sıra bahçe, bağ ve çeşitli araziler bulunduğu görülür. Akademik çalışmalarda Narghizlik ve Soğukoluk, İskenderun'un seçkin ailelerinin yaz aylarında kullandıkları sayfiye yerleri olarak birlikte anılır.
1930'lara gelindiğinde Nergizlik artık yalnızca bir köy değil, yazlık evleri ve kendine özgü sosyal hayatı olan bir yayladır. Bu döneme ilişkin araştırmalarda Nergizlik'in su kaynakları, yeşilliği ve dağ evlerini andıran yapılarıyla yazlıkçıları çektiği; İskenderun ve çevresindeki Ermeni toplulukları açısından da önemli bir yazlık yerleşim olduğu görülür.
Nergizlik'i anlatan bir başka göz: Refik Halit Karay
Nergizlik'in doğasını anlamak için yalnızca resmi kayıtlara değil, edebiyata da bakmak gerekir.
Refik Halit Karay, Anadolu Notları içerisinde yer alan “Ayşecik” anlatısında İskenderun çevresinin yaylalarını ve Nergizlik'i canlı bir doğa tasviri içerisinde anlatır. İskenderun Ovası'nın sıcağından yükselip dağların serinliğine ulaşan yol; pınarlar, ağaçlar, meyveler ve çevredeki yaylalarla birlikte tasvir edilir. Nergizlik'in suyu, serinliği, meyveleri ve yeşilliği, bugün kullanılan turistik söylemler değil; geçmişten beri yaylanın karakterini oluşturan unsurlardır.
Nergizlik Oteli'nin doğuşu
İşte bu eski sayfiye kültürünün içerisinde, 1930'lu yıllarda Nergizlik Oteli ortaya çıkar.
Otelin yaklaşık 1934 yılında yapıldığı ve bir dönem Hatay Devleti’nin 40 milletvekilinden biri olan Kamil Zirek tarafından işletildiği bilgisi, otel üzerine yürüttüğümüz kişisel araştırma ve Kamil Zirek ailesinden ulaşılan sözlü tarih kapsamında elde edilmiştir.
Kamil Zirek'in kendisi de dönemin İskenderun toplumunda önemli bir isimdir. Hatay Devleti döneminde mecliste İskenderun Rum Ortodoks topluluğunu temsil eden isimlerden biri olarak kayıtlarda yer alır.Dolayısıyla otelin Kamil Zirek ile bağlantısı, Nergizlik'in özellikle İskenderun'un Ortodoks topluluğuyla kurduğu tarihsel ilişki açısından ayrıca anlam kazanır.
1938 yılına geldiğimizde ise otelin varlığı artık kişisel anlatının ötesinde, dönemin gazetesinde yayımlanmış bir reklamla belgelenmektedir.
Hatay Gazetesi'nde yayımlanan Nergizlik Oteli ilanında otel:
“Mütedil havası ve güzel suyu ile maruf Nergizlik Yaylasındaki bu otel” olarak tanıtılır.
İlanda otelin modern tesisatı, emsalsiz terası, düzenli servisi ve nefis yemekleri özellikle vurgulanır; fiyatların uygunluğu ve indirimler de duyurulur.
Bu küçük ilan, Nergizlik Oteli'nin 1938'de artık modern bir turizm tesisi olarak faaliyet gösterdiğinin en güzel kanıtlarından biridir.
Savaş yılları ve otelin hafızası
Otelin savaş yıllarındaki kullanımına ilişkin bazı bilgiler ise bugün aile hafızası ve kişisel araştırmalar yoluyla aktarılmaktadır. Bu araştırmada ulaştığımız kayıtlarda:
-
otelin II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ordusu tarafından kiralandığı,
-
otelin karşısındaki yapının ise Alman ordusu tarafından kullanıldığı,
-
Kamil Zirek ailesinin dönemin uluslararası çevreleriyle bağlantılarının bulunduğu,
-
Kraliçe Elizabeth ile mektuplaşmalar ve fotoğraflar bulunduğu
-
Savaş döneminde hastane olarak kullanıldığı
yönünde notlar yer alıyor.
Bu bilgiler, otelin yalnızca yerel bir konaklama yapısı olmadığını düşündüren tarihçenin bir parçasıdır.
Danslar, davetler ve 1950'ler
Otelin 1950’lerdeki görsel izlerden biri, İskenderun ve Levant tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan araştırmacı ve koleksiyoner Erol Makzume'nin arşivinde bulunan Nergizlik Oteli fotoğrafıdır. Bu fotoğraf, yapının 20. yüzyıl ortalarındaki varlığını belgeleyen önemli görsel hatıralardan biridir.
Otelin bu yıllardaki sosyal hayatına ilişkin ayrıntılar ise aile hafızasında ve Nergizlik ile çevresinde yaşamış ileri yaştaki bölge sakinlerinin anlatılarında bugün hâlâ yaşamaktadır. Bu anlatılarda otelin yalnızca konaklama amacıyla kullanılmadığı; davetlerin düzenlendiği, insanların bir araya geldiği, müzik ve dansla renklenen gecelerin yaşandığı aktarılmaktadır. Aile anlatılarında özellikle 1950'li yıllar, Nergizlik'in sosyal hayatının canlı olduğu dönemlerden biri olarak hatırlanmaktadır.
Bu sözlü tarih anlatıları, dönemin resmi kayıtlarının anlatamadığı Nergizlik'in gündelik ve sosyal yaşamına dair önemli bir hafıza katmanı oluşturmaktadır.
Otelin bu yıllardaki sosyal hayatına ilişkin aile anlatıları da oldukça dikkat çekicidir. Zirek ailesinden aktarılan bilgilere göre, 1951–1955 yılları arasında dönemin tanınmış tango sanatçılarından Celal İnce de Nergizlik Oteli'ne gelmiş; otelde düzenlenen davetler ve müzikli geceler, yaylanın sosyal hayatının önemli parçalarından biri olmuştur. Aileden ve Nergizlik'te yaşamış ileri yaştaki bölge sakinlerinden aktarılan anlatılarda, bu dönemde otelde dansların ve çeşitli davetlerin düzenlendiği hatırlanmaktadır.
Nergizlik'in hikâyesi yalnızca temiz hava ve yazlık evlerden ibaret değildi. Burada insanlar bir araya geliyor, yemekler yeniyor, davetler düzenleniyor, müzik ve dans hayatın parçası oluyordu.
Nergizlik'i hatırlayanlar
2018 yılında yayımlanan Pia Levante Butros röportajı ise bu eski hayatın çok daha sonraki bir tanıklığını taşıyor. İskenderun'daki yazlık hayatı anlatırken iki popüler yayladan söz ediyor: Nergizlik ve Soğukoluk.
Nergizlik'e özellikle Ortodoks ailelerin gittiğini ve “herkesin orada bir evi olduğunu” söylüyor.
Arabaların vadiden yukarı doğru çıkışını, gelenleri araba farlarından tanıdıklarını, o dönemde Nergizlik'te telefon olmadığını ve insanların evden eve bağırarak haberleştiğini anlatıyor. Annesinin komşusuna Fransızca “Venez à jouer aux cartes!” — “Gelin iskambil oynamaya!” diye seslendiğini hatırlıyor.
Bu anlatı, eski Nergizlik'in gündelik hayatını belki de hiçbir resmi belgenin anlatamayacağı kadar güzel gösteriyor.
Evler vardı. Aileler vardı. Komşuluk vardı. Davetler vardı.
Ve bütün bunların merkezinde yazın serinliğine sığınılan Nergizlik vardı.
Nergizlik'in turizm yılları
1940'lı ve 1950'li yıllarda Nergizlik, bölgenin önemli sayfiye merkezlerinden biri olmayı sürdürür.
1941 tarihli Son Posta, Nergizlik'i Soğukoluk, Harbiye, Belen, Şenköy ve Bityas ile birlikte turistik otel ve lokantaları bulunan yaylalar arasında sayar.
Aynı yıl Vatan gazetesi Nergizlik'i bölgenin “en güzel sayfiyeleri” arasında gösterir.
1952 tarihli Ulus gazetesi ise Nergizlik'teki nüfusun önemli bir bölümünü yabancılar olarak tanımlar ve yayladaki çok sayıdaki evden söz eder.
Böylece 1938'de gazete ilanında gördüğümüz Nergizlik Oteli'nin, 1950'lere kadar uzanan canlı bir sayfiye kültürünün içerisinde yer aldığını görüyoruz.
50’ler Sonrası Yıllar
1950'li yıllarda Nergizlik Oteli, yaylanın canlı sayfiye hayatının içinde yer almaya devam eder. Ancak sonraki yıllarda bölgenin sosyal yapısı ve turizm anlayışı değişmeye başlar. Zamanla Nergizlik'in eski hareketliliği azalır; çevredeki konaklama tesislerinin bir bölümü kapanır ve yaylanın geçmişteki sayfiye kültürü giderek sessizleşir.
Bu süreçte Nergizlik Oteli de faaliyetini sürdürmeyerek uzun yıllar kapalı kalır. 1950'li yıllardan günümüze yapı birkaç kez el değiştirir; ancak otel olarak yeniden işletilmez.
Bu sessizlik yıllarında yapı da zamanın ve müdahalelerin izlerini taşır. Erol Makzume arşivinde yer alan 1950'li yıllara ait fotoğraf ile bugün mevcut yapı karşılaştırıldığında, binanın görünümünde önemli değişiklikler olduğu görülmektedir. Üç bloktan oluşan yapının özgün çatısı zaman içerisinde ortadan kalkmış, bugün ise yapıların tamamını örten geniş bir teras oluşturulmuştur.
Bugün bahçe olarak kullanılan bölümde de geçmişte yapının bir parçası olan başka bir yapının bulunduğuna dair izler bulunmaktadır. Yerinde yapılan incelemelerde, bahçede duvarın hemen yanında bulunan yapı kalıntısı bu geçmiş yapılaşmanın günümüze ulaşan izlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ve Bugün
Uzun yıllar sessiz kalan Nergizlik Oteli'nin hikâyesi, Kireççi ailesinin yapıyı 2020 yılında satın almasıyla yeni bir döneme girdi.
Satın alındığı günden bu yana yapı, geçmişten taşıdığı izler korunarak ve zaman içerisinde oluşan değişiklikleri gözeterek yeniden ele alındı. Yapının ihtiyaçları doğrultusunda başlayan tadilat ve yenileme çalışmaları, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'ın yeniden yapılanma süreciyle birlikte daha da hız kazandı.
Yıllar boyunca kapalı kalan yapı, bu süreçte yeniden yaşanabilir ve işlevsel bir mekâna dönüştürülmek üzere adım adım yenilendi. 2026 yılında ise Nergizlik Oteli, yeni adıyla Raha Otel, yeniden misafirlerini ağırlamaya hazır hale geldi.
Bugün Raha Otel, geçmişiyle bağını koparmadan yeni bir hikâyenin başlangıcında duruyor.
Bir zamanlar yazları geçirmek, buluşmak, yemek yemek, müzik dinlemek ve dans etmek için çıkılan Nergizlik'e; yıllar sonra yeniden hayat, ses ve misafir geliyor.
Bugün Nergizlik Oteli'ne baktığımızda yalnızca 1930'larda yapılmış eski bir yapı görmüyoruz.
1840'larda Neale'in “Nargheslek” diye anlattığı yaylayı,
İskenderun'un Rum ve Ermeni ailelerinin yazlarını,
Levanten ailelerin evlerini ve bağlarını,
Refik Halit Karay'ın anlattığı suyu, meyveleri ve dağ havasını,
1938'de gazeteye verilen Nergizlik Oteli ilanını,
1950'lerin arabalarını, davetlerini ve müzikli gecelerini,
ve bütün bunları hatırlayan insanların anılarını taşıyan bir yapıya bakıyoruz.
Bu nedenle Raha Otel, geçmişten kalan bir binanın yeniden işletilmesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu yapı, Nergizlik'in unutulmaya yüz tutmuş sayfiye kültürünün yeniden hatırlanması için bir başlangıç.
Şimdi o hikâyeyi yeniden yaşatmak için kapılarını açıyor.
KAYNAKÇA
-
F. A. Neale, Eight Years in Syria, Palestine, and Asia Minor from 1842 to 1850, London, 1851. — Nergizlik'in 19. yüzyıldaki durumu, “Nargheslek/Nargheslik” adı ve erken sayfiye hayatı. Internet Archive — Neale, 1851
-
Paul Jacquot, Antioche : Centre de Tourisme, 1931. — Antakya, İskenderun ve çevresindeki sayfiye/turizm kültürü.
-
Refik Halit Karay, Anadolu Notları. — Nergizlik ve çevresinin doğal yapısı, yayla yaşamı ve coğrafyası.
-
Vahram L. Shemmassian, The Musa Dagh Armenians: A Socioeconomic and Cultural History 1919–1939, 2015. — Nergizlik'in 1920–30'lu yıllardaki sayfiye ve yerleşim tarihi. Haigazian University Repository
-
Tülin Ural, Olcay Özkaya Duman & Oğuz Oypan, “Tarihsel Reklamların Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Açıdan Yansıttıkları: 1938 Yılında Hatay Gazetesi'nde Yayınlanan Reklamların İçerik Analizi”, 2019. — 1938 Nergizlik Oteli ilanı. DergiPark — Makale
-
Dönem gazeteleri: Son Posta (1941), Vatan (1941), Cumhuriyet (1945), Ulus (1952). — Nergizlik'in 1940–50'lerdeki sayfiye ve turizm hayatı.
-
Selin Toledo, “Una vita levantina: tra Iskenderun, Beirut, Italia ed Istanbul”, 2018; Pia Levante Butros ile sözlü tarih görüşmesi. — Nergizlik'in Ortodoks ailelerin yazlık yaşamındaki yeri ve gündelik hayat. Selin Toledo — Söyleşi
-
Erol Makzume Arşivi — Nergizlik Turizm Oteli'nin 1950'li yıllardaki görünümünü belgeleyen fotoğraf.
-
Kireççi Ailesi Arşivi ve Sözlü Tarih Çalışması — Kamil Zirek ailesinden ve Nergizlik bölge sakinlerinden aktarılan bilgiler; otelin yakın tarihine, 1950'li yıllardaki sosyal yaşamına, Celal İnce, davetler ve danslara ilişkin anlatılar


